<h1>tesettür giyim</h1>

Mut'a Nikâhı Haram mı?

Mut'a Nikâhı Haram mı?

Günümüzde gençleri binbir türlü ahlâksızlığa sevk edecek pek çok etken söz konusu. Nefsanî isteklerin haram yolla tatmin edilmesini sağlayan mut'a nikâhı da bunlardan birisi.


Günümüzde mut’a nikahıyla beraberlikler artmaya başladı. Dinimizce faiz, içki ve kumar gibi günah olan bu akit, erkeğin kadını, aralarında kararlaştırdıkları bir zamana kadar ve belirli miktarda para karşılığında eş olarak aldığı geçici evlilik şekli olarak tanımlanıyor. Oysa İslam’a göre kadın ve erkekler sadece nikâh sözleşmesiyle bir araya gelebilirler. Ancak bu şekilde aile denilen kurum oluşur. Bu kurumun hem kuruluşunda hem de işleyişinde birtakım kurallara riayet edilir. Rûm Sûresi, 21. ayet-i kerimede belirtildiği gibi: “Kaynaşmanız için size kendi cinsinizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peydâ etmesi de O’nun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır.” Fakat mut’ada bu şekilde kurallar bütünü söz konusu değildir. Geçici nikâh sadece nefsanî isteklerin şeytanî yollarla tatmin edilmesidir.

Sünnî mezheplerin tamamı mut’a nikâhının kıyamete kadar yasaklandığını kabul eder. Peygamber Efendimiz bu nikahı tedrici olarak yasaklar. O (aleyhissalatü vesselam), ilk defa Hayber’de savaş şartları nedeniyle üç gün mut’aya izin verir; daha sonra yasaklar. Allah Resûlü’nün ikinci kez bu uygulamaya izin verişi, Mekke’nin Fethi’nde vuku bulur; üç günlük izinden sonra Resûl-ü Zişan Efendimiz, mut’ayı tekrar ama bu defa kıyamet gününe kadar yasaklar. “Ey insanlar! Sizin, kadınlardan mut’a nikâhı ile faydalanmanıza izin vermiştim. Biliniz ki Allah Teâlâ bunu, kıyâmet gününe kadar haram kılmıştır, kimin yanında böyle bir kadın varsa bıraksın, onlara verdiğiniz mehirlerden hiçbir kısmını da geri almayın.” (Müslim, Nikâh, 22) hadisi söz konusu yasağı net bir şekilde gözler önüne seriyor. Efendimiz, bu ifadeleri Veda Haccı’nda da tekrar ederek yasağın altını çizer.

Daha sonra Hz. Ali ve Hz. Ömer gibi sahâbîler de bu iznin geçici olduğunu ve daha sonra kesinlikle haram kılındığını vurgular. Mesela, bir defasında, mut’anın helâl olduğuna inanan birisi Hz. Ali ile bu konuda tartışınca, Hz. Ali ona, Allah Resûlü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) mut’ayı Hayber günü yasakladığını söyler. İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salim Öğüt, bu rivayetin bizzat Şiî kaynaklarda da yer aldığını belirtiyor: “Ne gariptir ki Şiîler bu hadisle alâkalı Hz. Ali’nin takiyye yaptığını iddia etmektedir. Ayrıca, mut’anın haram olduğuna dair Hz. Ali’nin bizzat kendi ifadesi de mevcuttur. (Kitabu’l-İstibsar, 3/142) Eğer iddia edildiği gibi Hz. Ali o dönemde takiyye yapmışsa halife olduğunda mut’anın caiz olduğunu söylemesine, takiyye yapmasına bir mani mi vardı? Halife iken serbest olduğunu ilan ederdi.”

Mut’a nikâhı fuhuştur!

Mut’ayı ‘kapalı zina, fuhuş ve ahlâksızlık’ olarak niteleyen Fethullah Gülen Hocaefendi, geçici nikâhın dinimizce haram kılındığını hatırlatırken özellikle gençlerin bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Hocaefendi, “Gençleri toplayıp götürüyorlar, orada o mut’a nikâhıyla bağlıyorlar, o zavallı gençlerin başları dönüyor, ‘bir daha’ diyorlar, uyuşturucu gibi ‘bir daha’ diyorlar. Anadan doğma nezih bir toplum olan toplumunuzu dejenere etmek için, emellerine hizmet eder hale getirmek için, o yakın durdukları halde uzaktan daha uzak insanlar sizi içten fethetme, kılcallarınıza nüfuz etme, çok hayatî yerleri ele geçirme adına bu sistemleri kullanıyorlar.” uyarısında bulunuyor.

Bazı Şiîler tarafından meşruiyeti iddia edilen mut’a tuzağına zaman zaman Sünnîler de düşebiliyor. Bu yanlış inancın mağduru olanların büyük çoğunluğunu ise lise ve üniversite öğrencileri teşkil ediyor. Bizlere düşen en büyük görev, elimizden geldiğince mut’a gibi haramlara karşı birbirimizi doğru bilgilendirmek ve ehl-i sünnetin bu konudaki görüşlerini öğrenmek. Ancak bu şekilde günahlardan uzak kalabiliriz.

Kaynak: Zaman

Hayatın İçinden

Yaygın Hurafeler

Yaygın Hurafeler Hurâfe, İslam dininin aslında; kısaca Kur’an’da bulunmayan, ancak farklı yollarla sonradan müslüman hayatına katıla...

Okullarda başörtüsü ve pedagojik yalanlar

Okullarda başörtüsü ve pedagojik yalanlar Okullarda başörtüsünün pedagojiye uygun olmadığını ifade edenler, yasaklar nedeniyle okul kapısında her gün başını ...

İletişim Formu
Tesettür Giyim Rehberi